|
İZCİLİĞİN TARİHÇESİ VE AMACI
İzciliğin kurucusu BADEN POWEL 'dir.Asıl adı ROBERT STEPHENSON SMYTH'dir.Dünya izcilerince kısaca B.P.olarak tanınır.
B.P.'nin hayatı zorluklarla geçmiştir.Küçük yaşta babasını kaybetmiş .7 kardeşi ile yük annesinin omuzlarındadır.Tüm kardeşleri gibi doğa hayranı olarak büyür.
19 yaşında asteğmen rütbesi ile okulunu bitirince Hindistan'a görevlendirilir.GRIME savaşına katılır ve yüzbaşılığa terfi eder.1887 yılında Afrika'daki İngiliz birliklerinde görev alır.Oradaki kabile ayaklanmalarını bastırır.Generalliğe yükselir.
Ülkesine döndüğünde bir kahraman gibi karşılanır.
B.P.ülkesinde gençlerin bir çok sorunu olduğunu,bunların çözümü için de kimsenin ilgilenmediğini görünce özellikle gençler
için bir şeyler yapmaya karar verir.Bu fikirde Afrika'da yaşadığı MAFEKİNG savaşı sırasında orada gördüğü çocuklardan çağrışım yapmıştı.Onların doğaya uyumu,sessizliği,ataklığı,cesareti B.P.'ye
ilk izcilik esintilerini kazandırmıştır.
Bu nedenle ordudan ayrıldı ve izcilik çalışmalarına başladı.
1907 yılında 20 izci ile BROWNSEA adasında ilk kampını yaptı.
1908 yılında ERKEK ÇOCUK İZCİLER İÇİN İZCİLİK kitabını yazdı.İzcilik fikri tüm dünya gençlerini hızla sardı.Tüm dünyada kardeşlik havası içinde yayıldı.
TÜRKİYE'de İZCİLİK
1910 Yılında SAY ve TETEBBU adlı dergide Ragıp Nurettin EGE
izcilik ile ilgili yazılar yayınladı.
İzciliğin ilk uygulayıcıları AHMET ve ABDURRAHİM ROBENSON KARDEŞLER,Manastır öğretmen okulu müdürü AHMET NEJAT BEY,
İttihat Mektebi Müdürü NAFİ ATIF KANSU.
Her ne kadar 1908 yılından itibaren izcilik çalışmaları yurdumuzda görülüyor ise de asıl kuruluş tarihi 1912 yılında uzman PARFITT'İN ülkemize davet edilmesi tarihidir.
İZCİLİĞİN AMACI
B.P.İzciliğn amacını:
-İyi karakterli,
-Sağlıklı,
-Becerikli insan yetiştirmek olarak görmüştür.
İZCİLİĞİN AMAÇLARINI YÖNETMELİĞİMİZE GÖRE ŞÖYLE SIRALAYABİLİRİZ:
-Yurduna,milletine ve ATATÜRK İLKELERİNE bağlı,bütün insanlara karşı dürüst ve iyi duygulu,
-İyi karakterli ve toplum içinde yapıcı ruha sahip,
-Kanun ,nizam,talimat ve emirlere uyan,saygılı,disiplinli,
-Özveri sahibi,toplum ve çevre kalkınmasına hizmet eden,
Kendisi için gerekli el becerisine sahip,
-Kendine güvenen,sorumluluk almaya hazır,sağlıklı ve olumlu düşünen,
-Doğa ve kültür eserlerini seven ve koruyan,
BİR YURTTAŞ OLARAK YETİŞTİRMEKTİR.
İZCİ ANDI VE İZCİLİK TÜRELERİ
İZCİ ANDI
Tanrıya ,vatanıma karşı vazifelerimi yerine getireceğime,
İzcilik Türesine uyacağıma,
Başkalarına her zaman yardımda bulunacağıma,
Kendimi bedence sağlam,fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için elimden geleni yapacağıma şerefim üzerine ANT İÇERİM.
İZCİLİK TÜRESİ
1.İzci ,sözünün eridir,şeref ve haysiyetini herşeyin üzerinde tutar.
2.İzci,yurduna, milletine,ailesine ve izci liderine sadıktır.
3.İzci ,başkalarına yardımcı ve yararlı olur.
4.İzci, herkesin arkadaşı ve izcilerin kardeşidir.
5.İzci,herkese karşı naziktir.
6.İzci büyüklerini sayar ve sözünü dinler,küçüklerini sever ve
korur.
7.İzci,cesurdur,neşeli ve güleryüzlüdür.
8.İzci,tutumludur.
9.İzci,fikir,söz ve hareketlerinde açık ve dürüsttür.
10.İzci,bitki ve hayvanları sever ve korur.
PAROLALAR
7-12 YAŞ-KÜÇÜK İZCİ-Küçük İzci çok çalışır.
12-15 YAŞ- İZCİ- İzci daima hazırdır.
16+ ERGİN İZCİ-Ergin İzci topluma hizmet eder.
ATATÜRK ve İZCİLİK
Atatürk izcilik konusu üzerinde de önemle durmuş ve Türk izciliğine de ,okullar içi izcilik faaliyetleriyle olumlu bir yön vermiştir.Atatürk mutlu yarınlar için sevgi ve güven duyduğu Türk izcilerini resmi bayramlarda da görmeyi istemiş ,yurdun dört bir yanından gelen izci oymaklarının Ankara'da Atatürk önünde yapılan Cumhuriyet Bayramı geçit törenlerine katılmaları bir gelenek halini almıştı.
Türk izciliği,Atatürk'ün emir ve direktifleriyle vücut bulan bir örgüt olarak doğdu ve faaliyet gösterdi.Atatürk'ün ilgi ve güvenini
kazanmakla da ebedi bir gurur ve şerefe mazhar oldu."Keşşaflık"
Atatürk ile "İzcilik"şekline dönüştü.
ATATÜRK DİYOR Kİ:
"Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri eğitimin sınırı ne olursa olsun,en önce Türkiye'nin bağımsızlığına ,kendi
benliğine,milli geleneklerine düşman olan unsurlarla savaşmak gereği öğretilmelidir."
|